Ad

Güdül etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Güdül etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Hünnap Hakkında Genel Bilgiler (Ziziphus jujuba Miller)

Rhamnaceae familyasından olan Hünnaplar, genellikle kısa boylu, en çok 10 m’ye kadar boylanabilen, kışın yaprağını döken ağaçlardır. Çanak yapraklar tüylüdür. Meyve çekirdekli sulu meyve tipindedir. Sert çekirdeklere sahip olan hünnabın kabukları kırmızı renktedir ve elmaya benzeyen bir tada sahiptir. İri zeytin büyüklüğünde olan meyve, yabani olarak bulunabildiği gibi bahçelerde de yetiştirilebilir. Ülkemizde doğal olmayıp, çok geniş bir şekilde kültüre alınmıştır. Özellikle Batı ve Güney Anadolu’da hemen hemen doğallaşmıştır (Yaltırık, 1993; Akkemik, 2018).

Ankara keçisinin en çok yetiştirildiği Güdül'de Osmanlıdan beri dikenleri sayesinde hünnap yetiştiriciliği yapılmıştır. Günümüzde Güdül'de kapama bahçeleri kurularak ekonomik gelir elde etmede önemli çalışmalar yapılmaktadır.

Ekoloji talebi; hünnap bir ılıman iklim bitkisi olup, deniz seviyesinden 1700 metreye kadar bulunabilen, -20ºC sıcaklığa dayanıklı, humusça ve kireççe zengin, kumlu, geçirgen ve verimli topraklarda aşırı yağışlara ve kuraklığa dayanıklı bir bitkidir (Ecevit ve ark., 2002; Kavas ve Dalkılıç, 2015).

Hünnap, ılıman iklimlere özgü bir bitki türüdür ve deniz seviyesinden 1700 metreye kadar olan yüksekliklerde yetişebilir. Ayrıca, -20ºC'ye kadar olan düşük sıcaklıklara karşı direnç gösterir.

Tohumun çimlenme oranı genellikle %60 ila %90 arasındadır. Sonbaharda ağaçlardan el veya sopalarla toplanan meyveler önce bir süre ıslatılır, ardından ayakla ezilir ve kalburda yıkanarak tohumlar elde edilir. Tohumlar ekim öncesinde çatlatılır, ardından %5'lik limon tuzu veya 400 ppm GA3 solüsyonunda 1 gün bekletilir. Bu işlemden sonra, tohumlar geç sonbahar veya erken kış döneminde soğuk seralara ekilir. Çimlenme genellikle baharın ortasında veya sonunda gerçekleşir. Tohumlar ekim öncesinde zarar vermeden kabuğu tamamen kırılarak da ekilebilir. İdeal çimlenme sıcaklığı 20-25°C'dir. Tohumlar, standart soğuk hava depolarında (1-4°C) ağzı kapalı kaplarda uzun süre saklanabilir. Aralık x mesafe 5x4 şeklindedir. Çiçeklenme dönemi Nisan ve Mayıs ayları, tohumlar ise Ekim ayında olgunlaşır.

Toprak isteği; hünnap bitkisi derine giden kazık kök sistemine sahip olmasından dolayı kireççe zengin, iyi drenajlı derin topraklarda yetiştirilmesi tercih edilir (Anonim 2014). Bu bitki, süzek ve verimli topraklarda yetişebilir, aynı zamanda aşırı yağışlara karşı da dayanıklıdır. Özellikle kuraklık koşullarından etkilenmeyen bir özelliğe sahiptir (Ecevit ve diğerleri, 2002).

Fidan üretimi; tohumla ve fidanla yapılabilir. Tohumdan üretimi biraz zahmetlidir. Çeşitli ağaç ve çalı formundaki bitkilerle, diğer çok yıllık taksonlara ait bitkilerde açık alanlarda ekim zamanı; türlerin özelliklerine, fidanlıktaki yetişme ortamı koşullarına, tohumun gördüğü ön işlemlere göre değişmektedir (Ürgenç 1998; Gezer ve Yücedağ 2006).

Hünnap tüplü aşılı fidanla daha kolay üretilebilir. Dikim için tüplü fidanların tercih edilmesi tutma oranını artırır. Diğer meyve bahçelerinde olduğu gibi hünnapta da bahçe tesis edilecek toprağın iyi işlenerek dikime hazırlanması gerekir. Dikim aralığı olarak 4x5 ve 6x5 metre uygundur. Gübreleme ve sulama iklim özelliklerine ve toprak yapısına göre değerlendirilmelidir. Sağlam bir kök yapısına sahip olduğundan susuzluğa dayanıklıdır. Budama gerekli değildir. Sadece şekil vermek ve kuru dalları uzaklaştırmak için budama yapılabilir. Rutin ilaçlama gerektirmez. Hastalık ve zararlılara oldukça dayanıklıdır.

Hasadı; hünnabın makineli hasada uygunluğu, onun gelecek açısından ümit verici bir meyve olmasını sağlayabilecektir.

Faydaları; meyve, yaprak, tohum, kabuk gibi kısımları çeşitli hastalıkların tedavisi için potansiyel ilaç kaynağı olarak kullanılmaktadır. Meyvesinin, kanser tedavisinde özellikle meme tümör hücresinin büyümesini durdurulmasında faydalanılmıştır. Hünnap meyvesinin kabuklu tüketilmesi kolesterol düşürücü ve safra asidi bağladığı gözlenmiştir. Hünnap yaprakları içeriğindeki fitokimyasal maddelerin yoğunluğundan dolayı bağışıklık sistemi düzenleyici özelliği olduğu birçok çalışma sonucunda kanıtlanmıştır.

Hünnap meyveleri taze olarak tüketilmesinin yanı sıra tamamen olgunlaştıktan sonra toplanıp, güneşte kurutularak da tüketilmektedir. Taze veya kurutulmuş hünnap meyvesi, meyve suyu, meyve şekerlemesi, reçel, çay, sirke gibi işlenmiş meyve olarak tüketilirken, ayrıca geleneksel tıpta ilaç yapımında ve hayvan yemi katkı maddesi olarak değerlendirilmektedir (Yaşa, 2016). 

Hünnap meyvesi yüksek tıbbi değerinden dolayı özellikle karaciğer ve kalp, damar rahatsızlıkları, kanda kolesterol düzensizliği gibi çok sayıda rahatsızlığın giderilmesinde kullanıldığı gibi halk arasında göğüs yumuşatıcı, balgam ve idrar söktürücü, kabız edici, zindelik verici ve öksürüğe karşı iyi bir toksin attırıcı olarak kullanılmaktadır (Yaşa, 2016).

Hünnap bitkisinin içeriğindeki fitokimyasal maddelerin yoğunluğundan dolayı bağışıklık sistemi düzenleyici özelliği olduğu birçok çalışma sonucunda kanıtlanmıştır. Bu derlemede hünnap bitkisindeki fitokimyasal maddeler verilmiştir. Kanser, diyabet, antimikrobiyal, antienflamatuvar, sedatif, laksatif, kardiyovasküler, gastrointestinal ve immün sistem üzerindeki etkileri ve hünnap bitkisindeki fitokimyasalların bu hastalıkların tedavisinde etkili olduğu ortaya konmuştur (Kemeç Hürkan, 2019; Kavas ve Dalkılıç, 2015).

Yılmaz, (2019) tez çalışmasında; Özellikle yaprak ekstraktlarının olgun meyve ve ham meyve ekstraktlarına oranlarla antioksidan kapasitesi daha yüksek bulunmuştur. Bu veriler doğrultusunda meyve ve yapraklarda elde edilen ekstraktlar antifungal, antimikotik ve antibakteriyal özelliğinin bulunması koruyuculuk etkisinin olduğu belirlenmiştir.



Kaynaklar;

1.      Kemeç Hürkan, Y. (2019). Hünnap (Ziziphus jujuba Mill.) Meyvesi: Geçmişten Günümüze Tıbbi Önemi. Iğdır Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi, 9(3), 1271-1281. DOI: 10.21597/jist.524818 Makale; https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/785936

2.      Ecevit, M.F., Hallaç, F., Dilmaç Ünal, T. 2002. Denizli ili Çivril İlçesi Gümüşsu Yöresinde Yetişmekte Olan Ünnap (Ziziphus jujuba Mill.)'ın Seleksiyon Yoluyla Islahı Üzerinde Araştırmalar. TÜBİTAK TOGTAGTARP-1988, Ankara, 42 S.

3.      Yaşa, F. (2016). Türkiye'de Yetiştirilen Hünnap Meyvesinin Bileşimi ve Meyvenin Kurutulması Sırasında Bileşiminde Meydana Gelen Değişimler. Pamukkale Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Gıda Mühendisliği Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Denizli. Tez: https://gcris.pau.edu.tr/bitstream/11499/1165/1/Fatma%20Ya%C5%9Fa.pdf

4.      Yılmaz, G. (2019). Hünnap (Zizyphus zizyphus) Ağacı Yaprak ve Meyve Ekstraktlarının Antioksidan ve Antimikrobiyal Özelliklerinin Araştırılması. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Tarımsal Biyoteknoloji Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Tekirdağ. Tez: https://acikerisim.nku.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.11776/3568/0063976.pdf?sequence=1&isAllowed=y

5.      Kavas, I., & Dalkılıç, Z. (2015). Bazı Hünnap Genotiplerinin Morfolojik, Fenolojik Ve Pomolojik Özelliklerinin Belirlenmesi ve Melezleme Olanaklarının Araştırılması. Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 12(1), 57-72. Makale: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/259486

6.      Yaltırık, F. 1993 Dendroloji Ders Kitabı II Angiospermae (KapalıTohumlular)

7.      Akkemik, Ü., 2018 Türkiye'nin Ağaç ve Çalıları 3: Hürkan, Y., K., 2019 Hünnap (Ziziphus jujuba Mill.) Meyvesi: Geçmişten Günümüze Tıbbi Önemi, 18 Mart Ü. Çanakkale

8.      Orman Genel Müdürlüğü. (2014). Geniş Yapraklı ve Meyveli Türler'e Ait Tohum Bahçeleri Tesisi Eylem Planı (2014-2018). Eylem Planı: https://www.ogm.gov.tr/tr/e-kutuphane-sitesi/Yayinlar/Geni%C5%9F%20Yaprakl%C4%B1%20Ve%20Meyveli%20T%C3%BCrlere%20Ait%20Tohum%20Bah%C3%A7eleri%20Tesisi%20Eylem%20Plan%C4%B1%20(2014-2018).pdf



Güdül Ekoturizm Ve Agroturizm Çalıştayı Sonuçları Kitabı Yayımlandı.

Sakin Şehir Güdül Şifa Yolu ProjesiKüresel Çevre Fonu (GEF) Küçük Destek Programı (SGP) Türkiye tarafından desteklenmekte, Besler Şifa Atölyesi koordinatörlüğünde, Yeşil Orman Okulu ve Güdül Belediyesi proje ortaklığında Güdül’de yürütülmektedir. Güdül Ekoköy Evi olarak, doğal yaşamın ve yerel kültürün önemini vurgulamak amacıyla Güdül Ekoturizm ve Agroturizm Çalıştayı’nı düzenlendi.

Sakin Şehir Güdül Şifa Yolu Projesi'nin İkinci Ulusal Yayını

Çalıştay Güdül Belediyesi ortaklığı ile 63 kurumdan 100 kadar katılımcı ile 27 Eylül dünya turizm gününde yapılmıştı. Yayın uzun vadede 19 karar ve kısa vadede 14 karar ile suçlanmış olup 9 ayrı sunu özetine ve 9 serbest görüşe yer verildi.

Çalıştay yöntemi, konuları ve sonuçları ile tüm Türkiye'de uygulanabilecek bir model teşkil ettiği uzmanlar tarafından ifade edildi. Ekoturizmin tüm yönlerine değinilerek önemli bir yayın olarak yayınlandı.

Bu yayın Türkiye Cumhuriyeti'nin 100 yılı münasebetiyle Vatanımıza milletimize hayırlı olsun.

Güdül Ekoturizm ve Agroturizm Çalıştayı Kitabı



AVRASYA YOLU: Antik Rotalar ve Kültürlerin Buluşma Noktası

Roma’dan başlayıp Güney İtalya ve Balkanlar üzerinden geçerek Türkiye’nin batı kıyısı boyunca ilerleyen ve güneybatıda, Likya toprakları kıyısındaki Demre’ye ve ötesine ulaşan AVRASYA YOLU, uzun mesafeli bir kültür ve trekking rotasıdır.

AVRASYA YOLU, Via Francegina del Sud, Via Egnatia, Sultanlar Yolu, Höşgörü Yolu, Mysia Yolları, Evliya Çelebi Yolu, Frig Yolu, Aziz Paul Yolu ve Likya Yolu gibi birçok kültür rotasını birbirine bağlar.

Avrasya Yolu, Avrupa’nın kalpten Küçük Asya’ya kadar uzanır ve çeşitli kültürleri ve yer şekillerini tek bir bütün içinde bir araya getirir. Antik krallıklar ve koloniler boyunca, ticari ve askeri yolları takip eder ve Müslüman ya da Hıristiyan hac ve inanç yollarını kullanır. Avrasya Yolu, hem ulusal hem de uluslararası yolların, kara tabanlı temel iletişim altyapısı olarak gelişimini göstermektedir. Yol şebekesi, Pers Kraliyet Yolu’nun bir bölümünü, Roma öncesi yerel yol ağlarını, başlıca Roma yollarını ve çoğu sonraki İmparatorluklar (Bizans, Osmanlı, vb.) tarafından kullanılan yolları içerir. Romalılar, mükemmel yol mühendisleri olarak bilinse de (ve bunu sonuna kadar hak etmiş olsalar da), Avrasya Yolu ağı, Roma yol şebekelerinin sıfırdan başlamadığını, daha önce de kullanılan yollar bulunduğunu ve fakat, Roma inşai tekniklerinin, İmparatorluğun genişlemesi sırasında geliştiğini göstermeyi amaçlamaktadır. Bu uluslararası güzergah, Romalı mühendislerin inşa ettikleri veya sonradan uyarladıkları yolların, Bizans ve daha sonra da 17. yüzyıla kadar Osmanlı sivil ve askeri ağlarının temelini oluşturduğunu göstermektedir.

AVRASYA YOLU'nun başlangıç ve bitiş aşamaları olan Via Francegina del Sud ve Likya Yolu, halihazırda çok popüler kültür rotaları haline geldi. Türkiye’deki diğer kültür rotalarının tanınırlığı ise gittikçe artıyor. AVRASYA YOLU’nun geri kalanında ise hazırlıklar aktif olarak devam ediyor. Tüm çalışmalar tamamlandığında, Via Francigena’nın da dahil olduğu toplam 5600 km uzunluğunda kesintisiz bir yürüyüş parkuru ortaya çıktı. AVRASYA YOLU kendisi 3900 km bir parkurdur. Bu rotanın bazı bölümleri bisiklet kullanımı ve at biniciliği için de uygundur.



27 Eylül Dünya Turizm Günü'nü Ekoköy Evinde Dünya Turizm Gününü kutluyoruz.

Dünya Turizm Örgütü (WTO)’nün önerisi üzerine, Turizm bilincinin geliştirilmesi ve bu alanda yaşanan gelişmelerin diğer ülkelere de aktarılarak deneyimlerin paylaşılması amacıyla, Birleşmiş Milletlerin 1980 yılında aldığı kararla, her yılın 27 Eylül günü, “Dünya Turizm Günü” olarak kutlanmaktadır.

Dünya ekonomisinde çok önemli bir yer tutan ve 50 den fazla sektörle etkileşim içinde bulunan turizm sektörü, yarattığı iş kolları ve istihdam olanakları ile sürekli gelişim gösteren bir endüstridir. Turizmin giderek çeşitlenmesi, tüm yıla yayılması ve insanların gezi alışkanlıklarının değişmesi her yıl daha fazla insanın seyahat etmesine ve dolayısıyla sosyal ve kültürel etkileşimin artmasına olanak sağlayarak dünya barışına da katkıda bulunmaktadır.

Sürdürülebilir turizm prensibinden hareketle, gelecek kuşaklara sürdürülebilir bir çevre ve temiz bir gelecek bırakma vizyonu ile günümüzde ekolojik ve biyolojik çeşitlilik dengesini bozmadan günün ihtiyaçlarını karşılamak, turizm pazarlaması açısından önem arz etmektedir. Gelecek kuşakların turizmin gelişmesinden payını alabilmesi amacıyla, istikrarlı ve rekabet edebilir nitelikte istihdam gücü yaratarak, yenilenebilir kaynakları değerlendirerek, nitelikli kalkınmaya da katkı sağlayan bilinçli tüketim ve eğitimi göz önünde bulunduran sürdürülebilir turizm politikalarımızın tüm sektörel paydaşlarımız ile birlikte bütüncül bir yaklaşımla turizm faaliyetlerimizi planlamamız gerektiğine inanıyoruz.

Güdül'ün doğal güzellikleri, kültürel zenginlikleri ve turizm potansiyeli, gelişmişliğin, refahın ve uzlaşma kültürünün en önemli bileşenlerinden olan turizmin büyük bir potansiyele sahip olduğunu göstermektedir. Bu sebeple, Güdül'ün turizm alanında bireysel, toplumsal ve küresel düzeyde daha fazla zenginlik ve barışa vesile olmasını dileriz.

Güdül, şifa yolu projesiyle tanınan köyler arasında öne çıkan bir destinasyondur. Şifalı bitkileri, ekolojik ürünleri, etnobotanik özellikleri ve tarihi mekanlarıyla büyüleyici bir deneyim sunmaktadır. Aynı zamanda, sakin şehir uygulamasıyla da ön plana çıkan Güdül, doğanın korunması, yerel kültürün devam ettirilmesi ve yerel kalkınmanın sağlanması amacıyla önemli adımlar atmaktadır.

Güdül'ün turizm potansiyelini tam anlamıyla değerlendirebilmesi için ilgili kurumlar ve yerel yönetimler, turizmin sürdürülebilirliğini sağlamak adına politikalar üretmelidir. Yerel ekonominin gelişmesi ve kalkınmanın yerelden başlaması için Güdül ve çevresindeki köyler arasında mali ortaklıklar kurulmalı, fonlar oluşturulmalı ve yönetimde işbirlikleri sağlanmalıdır.

27 Eylül Dünya Turizm Günü'nde, Güdül'ün turizm potansiyelinin daha da artması, yerli ve yabancı turistlerin bölgeyi keşfetmeleri ve zengin kültürel mirasa tanıklık etmeleri temennisiyle kutlama yapmaktayız. Güdül'ün doğal güzelliklerini ve kültürel zenginliklerini tüm dünyaya sunmak için çalışmalar yapılmalı, turizmin Güdül'e getireceği ekonomik ve sosyal katkılar en iyi şekilde değerlendirilmelidir. Daha çok zenginlik ve barışın sağlandığı bir turizm sektörüyle, Güdül hem yerel halkına refah getirecek hem de küresel düzeyde anlayış ve uzlaşma kültürünü yayacaktır. 27 Eylül Dünya Turizm Günü kutlu olsun!

Ekoturizm ve Doğal Yaşam Eğitimi bu anlamda bu günü daha da anlamlı kılıyor. Proje kapsamında yaklaşık 2 yıllık emeklerimiz nihayet buluyor.



Güdül Ekoturizm ve Agroturizm Çalıştayına Davet

Sakin Şehir Güdül Şifa Yolu ProjesiKüresel Çevre Fonu (GEF) Küçük Destek Programı (SGP) Türkiye tarafından desteklenmekte, Besler Şifa Atölyesi koordinatörlüğünde, Yeşil Orman Okulu ve Güdül Belediyesi proje ortaklığında Güdül’de yürütülmektedir. 

Güdül Ekoköy Evi olarak, doğal yaşamın ve yerel kültürün önemini vurgulamak amacıyla Güdül Ekoturizm ve Agroturizm Çalıştayını düzenliyoruz. Bu özel etkinlikle ekoturizm ve agroturizmi anlamak hem de Güdül'ün doğal zenginliklerini keşfetmek için sizleri aramızda görmek istiyoruz.


Güdül Ekoturizm ve Agroturizm Çalıştayı, 
“Dünya turizm gününde Güdül için birlikte…” 
27 Eylül 2023, Çevrimiçi

Katılım başvuru formu ve programla ilgili bilgiler; https://forms.gle/9N8Av8pK24Aaq2xp6
Besler Şifa Atölyesi olarak sizi davet ediyoruz.


Karaçalı’ya Hünnap Aşılaması Yapıldı.

Karaçalı (Paliurus spina-christi), Akdeniz ikliminin hakim olduğu bölgelerde yetişen, çalı formunda bir bitkidir. Halk arasında "çaltı, karadiken, çeşmezen, avanaktamisi, sincan dikeni, isadikeni" gibi isimlerle de bilinir. Karaçalı, idrar söktürücü, taş düşürücü, yara ve çıban iyileştirici, süt verimi arttırıcı, arıcılıkta önemli ve dere yataklarının ıslahında kullanılan bir bitkidir. Karaçalı, ayrıca dere yataklarının ıslahında kullanılır. Kökleri dere yataklarını stabilize ederek erozyonu önler.

Karaçalının cins adı olan "Paliurus", Latince "idrar söktürücü" anlamına gelir. Bu nedenle karaçalı, eski çağlardan beri idrar artıcı ve taş düşürücü olarak kullanılmaktadır. Taze yapraklarıyla yapılan lapa, yara ve çıbanları iyileştirici özellik gösterir. Karaçalı, mera alanlarında keçilerin en fazla istifade ettiği bitkidir. Bitkinin Nisan döneminde taze sürgünlerini, haziran döneminde çiçeklerini, temmuz döneminde ise tohum taslağını yemesi süt verimi artışına yüzde yüz etki etmektedir. Karaçalı, arıcılık sektöründe de önemli bir bitkidir. Bal skalasında 4-4 olarak değerlendirilmekte, yani yüzde yüz ballı bitkiler sınıfındadır.

Karaçalı, ülkemizde doğal olarak yetişen ve kültür olarak da yetiştirilen hünnap (Zizyphus jujuba) ile akrabadır. Lif içeriği yüksek olan hünnap sindirimi düzenler, kabızlığa karşı iyi gelir. Lifli beslenmek kolorektal kanser riskini de düşürür. Lifli beslenme ile kalp hastalıkları riskini artıran kolesterole karşı da koruma sağlar. Yapılan araştırmalar sonucunda diyabet, sarılık, yara ve ülser tedavisinde kullanılması önerilir.

Sakinşehir Güdül Şifa Yolu Projesi kapsamında Karaçalı (Paliurus spina-christi)'ya Hünnap (Zizyphus jujuba) aşılaması yapıldı. Deneme amaçlı 5 öbekte yapılan aşılamanın sonuçları bekleniyor. Aşılama konusunda Ankara'nın en iyi aşıcısı ile çalışma yapılmıştır.

Aşılamanın başarılı olması halinde, karaçalının verimi ve kalitesi artacak, ayrıca hünnap ile karaçalının faydalı özellikleri bir araya gelerek daha etkili bir bitki elde edilecektir. Aşılama çalışmaları ile hünnapın verimi ve kalitesinin artırılması ve daha etkili bir bitki elde edilmesi hedeflenmektedir.

 #ŞifaYolu #Güdül #Ankara #SGPTurkiye #BeslerŞifa

#BeslerŞifaAtölyesi

#YeşilOrmanOkulu

#ŞifaYolcuları

#aromaterapi #fitoterapi

#ekoturizm





Güdül'de Yapılacak 11 Şey

Ankara'nın doğal güzellikleriyle ünlü Güdül ilçesinde yapılacak 10 Şey;

  1. Gölü Tabiat Parkı’na gitmek: Sorgun Yaylası yada Sorgun Gölü Tabiat Parkı’nda yürüyüş yapabilir, kampçılık, piknik yapabilir veya su sporları yapabilirsiniz.
  2. Yeşilöz Vadisini ziyaret: Yeşilöz Vadisi, Güdül'ün doğal güzelliklerinden biridir ve doğa yürüyüşü yapılabilir.
  3. İnözü Mağaralarını ziyaret: Güdül'ün tarihöncesi döneminden kalma 3-5 katlı binlerce mağara keşfedilebilir.
  4. Kamp Kurmak ve Balık tutmaya gitmek: Güdül'de Kirmir ve İlhan çayında balık tutabilir ve Süvari çayı Ekokamp alanında keyifli vakit geçirebilirsiniz.
  5. Güdül Şehir Müzesi'ne gezi, Güdül’ün folklorik özelliklerini, Salihler yazıtlarını ve tarihi kültürel özelliklerini müze ortamında öğrenebilirsiniz.
  6. Tahtacıörencik Ekoköy’de doğal üreticilerle buluşmak; Türkiye’nin en ekolojik köyünde atalık tohumlardan, pestisit kullanmadan ve çeşitlendirerek yapılan üretime destek olabilir ve Ekoköy Evi’nde TADYA üreticileriyle buluşabilirsiniz.
  7. Güdül Simiti ile meydanda çay içmek, Başkent’in ilk ve tek sakin şehri Güdül’de meydanda dinginliğin tadını çıkarabilirsiniz. Güdül konakları için sokaklarında gezinebilirsiniz.
  8. Tarihi kişilerini ziyaret: Güdül’de Samut Bali ve Kasım Baba Türbeleri ziyaret edilebilir ve önemli kişiler hakkında bilgi edilebilirsiniz.
  9. Leblebi dükkânına uğramak, onlarca butik ve tarihi dükkân arasında leblebi dükkânını bularak leblebiciliğin yolculuğuna çıkabilirsiniz.
  10. Güdül Üzümlerinden hasat etmek, Adalıkuzu yada Karacaören köyünde 22 çeşit üzümün tadına bakabilirsiniz.
  11. Güdül Şifalı bitkiler edinmek, hünnap ve şifalı bitkiler temin edebilirsiniz.



Tıbbi ve aromatik bitkilerde tohum söyleyişi

Yerel (ata tohumu, organik tohum) tohum demek sadece sağlıklı besin demek değildir. Yerel tohum bizim geleneklerimiz ve kültürümüzdür. Yerel tohum atalarımızın bize mirasıdır ve bizden sonraki nesillere de miras kalacaktır.

Rehberimiz çıktı, üreticilerle tohumları paylaştık ve şimdi ekim zamanı... Aynısafa, ekinezya, çörek otu, karabuğday, kişniş... Tohumlarımız yeşerecek ve meyve verecekler. Bu meyve ya tohumuyla ya yaprağıyla yada çiçeği ile olacak. 

Güdül'de 30 üreticiyle buluşmamızdan sonra kalan tohumları Ankara'dan 30 üreticimizle paylaşacağız. 

Tıbbi ve aromatik bitki tohumları ve fideleri 30 üreticiyle paylaşıldı

Güdül Şifa Yolu Projesi kapsamında, köylerde tıbbi ve aromatik bitki tohumları ve fideleri dağıtıldı. Tohum ve fideler, Tahtacıörencik, Yelli, Kayı, Yeşilöz ve Karacaören köylerinden 30 üreticiye verildi.

Tohum dağıtım programında konuşan Güdül Belediye Başkanı Mustafa Çetin, "Bu tohumlardan her biriniz 60 metrekarelik bir koleksiyon bahçesi yapabilirsiniz. Bu tohumların ederi yeniden tohum üreterek seneye başka üreticilerle paylaşmaktır. Rehberimizde detaylı bilgiler mevcut. Bugün biraz ekim ve dikimden bahsedelim" dedi.

Tohum dağıtım programının ardından üreticilere tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği hakkında bilgiler verildi. Üreticiler, tohum ve fidelerin ekimi ve bakımı hakkında detaylı bilgi edindiler.

Güdül Şifa Yolu Projesi kapsamında, projenin uygulandığı 6 köyden 25 üreticiye fide temini yapıldı. Üreticilere ücretsiz verilen fidelerle koleksiyon bahçesi yada şifalı bitkiler sipirali yapılması hedefleniyor.

Temin edilen fide çeşitleri şunlardır:

  • Biberiye (Salvia rosmarinus)
  • Nane (Mentha Piperita)
  • Reyhan (Ocimum basilicum)

Güdül Şifa Yolu Projesi, köylerde tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliğini teşvik etmek ve üreticilere gelir elde etme imkanı sunmak amacıyla hayata geçirildi. Projenin, köylerin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkı sağlaması bekleniyor.








Tahtacıörencik Doğal Yaşam Üreticileri (TADYA) üreticilerinin birbiriyle ile tohum takası ile program tamamlandı. Tohum takasında Pembe domates, Kara Nohut, Susam, Kırmızı nohut, Misk adaçayı, Meksika acı biber, Kara fasulye, Meksika mısır, Kale lahana, Kadife çiçeği, Acur, Kedi nanesi, Dereotu, Kabuksuz kabak çekirdeği gibi 20 den fazla tohum paylaşıldı.


#ŞifaYolu #Güdül #Ankara #SGPTurkiye #BeslerŞifa

#BeslerŞifaAtölyesi

#YeşilOrmanOkulu

#ŞifaYolcuları

#aromaterapi #fitoterapi

#ekoturizm


Güdül İçin Şifalı Bitkiler Rehberi

GEF SGP desteği ile Besler Şifa Atölyesi olarak Başkent ve İç Anadolu’nun ilk ve tek sakinşehri olan Güdül ilçesi’nde Sorgun Göleti Tabiat Parkı, ormanlık alanları, Kirmir Çayı, Süvari Çayı, İlhan Çayı gibi doğal güzellikleri farkettik ve doğal yaşam üreticileri ile çalışmalar yapmayı hedefledik. 

Sakin Şehir Güdül Şifa Yolu Projesi sürecinde aromaterapi kapsamında “Şifalı Ürünler Atölyeleri” ve ekoturizm kapsamında köylerde “Doğal Yaşam Eğitimleri ve Atölyeleri” yapıldı. Şirdan peynir ve ekşi maya ekmek atölye eğitimlerine köylerden 25 kişi ve doğal yaşam çevrimiçi eğitimlere ortalama 450 kişi katıldı. Proje; Ekoturizm, Tıbbi Aromatik Bitki Yetiştiriciliği ve Doğal Yaşam Eğitimleri ile devam edecektir. Projede Dr. Öğr. Üyesi Gülay Çoksarı ile başlayan süreç boyunca Güdül ve çevresinde yetişebilecek 25 adet tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği ve kıymetlendirilmesi üzerinde duracağız.

Tavsiyelerimiz çoklu üretim olduğunu da unutmayalım. Agroekoloji ve Permakültür ile tıbbi ve aromatik bitkilerin her bahçede yetiştirilebileceğini savunuyoruz. Tabi bu türler tarla, küçük aile çiftlikleri, bahçe ve bostanlar için uygun olduğunu belirtmek isteriz. Daha çok üretici üretebilsin ve daha çok tüketici aracısız bu ürünlere ulaşabilsin diye tıbbi ve aromatik bitkilerin balkonda da üretimi savunuyoruz. 

Rehber için geniş bir literatür taraması yapılarak her bitkinin toprak ve iklim talepleri; arazi hazırlığı ve ekim- dikim; sulama, gübreleme ve bakım; kullanım alanları; hasat ve kurutma özellikleri verilmiştir. Yetiştiricilik için önemli ve kısa bilgiler yanında her bitkinin fotoğrafı verilmiştir. 

Rehberin hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Bu rehber sayesinde, tıbbi ve aromatik bitkilerin yetiştirilmesi yöntemleri hakkında bilgi sahibi olunabilecektir ve bitkilerle yaşam için doğal çözümler sunacaktır.

Rehberi indirmek için tıklayınız


Proje Yönlendirme Toplantısı

Yönlendirme toplantısında Prof. Dr. Musa Genç ile Türkiye'de Eko Turizm/ekoköy rotaları ve uluslararası anlamda ki çalışmaları inceleyerek bundan sonra projede yapılacak faaliyetler üzerine istişare yapıldı. Amerika’da bulunan Ithaca Ekoköyü, İskoçya’daki Findhorn Ekoköyü ve Almanya’daki Oekodorf Sieben Linden Ekoköyü bulunduğu hatırlatıldı. Diğer yandan Kuyucak Lavantaköyü, Birgi, Nazarköy, Cumalıkızık, Güneşköy, Demirci- Karaoklar gibi yerlerin proje hedef kitlesi ile ziyaret edilebileceği üzerinde duruldu. OGM tarafından altyapısı desteklenmesi muhtemel Ekoköy projesi konusunda istişareler yapıldı.

Prof. Dr. Fatih Satıl ve Prof. Dr. Gülendam Tümen bir şifa yolu rotasının hangi özelliklerde olması gerektiği konusunda fikirler paylaşıldı ve proje ilk dönemi yapılan faaliyetler değerlendirildi. Şifa Yolcuları Aromaterapi girişiminin adının ekoköy ile ilişkilendirilmesini gerektiği üzerinde duruldu. Bundan sonra yapılacak girişim konusunda istişareler yapıldı. 

Dr. Öğr. Gör. Gülay Çoksarı ile Ankara'da tıbbi ve romantik bitkiler konusundaki ihtiyaç, biyoterapik ürün geliştirmek ve bundan sonra yapılacak “İleri Seviye Tıbbi ve Aromatik Bitkileri Kıymetlendirme Atölyesi” konusunda istişare yapıldı.



DOĞAYA SEYAHAT İÇİN 8 ÖNERİ

Doğada vakit geçirmek ve ekoturizm faaliyetlerine dâhil olmanın sağlığa faydaları daha da fark ettik. Bağışıklığı kuvvetlendirmek için açık hava ve güneş ışığını doğrudan almak gerekiyor. Aslında doğa ve çevre hemen yanımızda…  Önce 8 önerimizi gözden geçirmelisiniz.

1 Kendinize bir bahçe veya yeşil alan oluşturun

Kendinize bahçe oluşturun deyince aklınıza gelen dönümlerce araziyi bir kenara bırakın. Güzel bir bahçeyi küçük bir balkonda, evin güneş gören bir penceresinde veya evin herhangi bir alanında yapabilirsiniz. Tek ihtiyaçları su, toprak ve gerekli miktarda güneş almak olsa da faydaları saymakla bitmiyor.  Ağzı geniş bir saksıda oluşturduğunuz masal bahçesi bile ya da teraryum bile işinizi görebilir.

2 Doğada vakit geçirmelik bir zaman belirleyin.

Dışarıda yürümek, öğle saatlerini parkta geçirmek veya açık pencereden kahve yudumlamak bile olsa, dışarıda geçirmek için günlük ya da haftalık zaman diminizi planlayın. Başlangıç için doğa ve çevre için önemli günlerden birini seçebilirsiniz. Dostları davet ederek bu takvimi kesinleştirmiş olabilirsiniz. Şehrin hala sessiz olduğu sabahları yürüyüşe çıkın, koşun ya da bisiklet sürün. Bu şekilde günün sessiz saatlerinde vaktini geçiren canlılarla tanışırken temiz ve serin havanın tadını çıkaracaksınız. Belkide şehir hayatında en çok doğa için biraz vakit vakfetmeliyiz.

 3 Açık havada yapabileceğiniz bir hobiniz ve etkinlikleriniz olsun

Bisiklete binmek, kaykay kaymak veya yürüyüş yapmak gibi açık havada yapabileceğiniz bir hobiniz olursa bu sizi doğal yaşama çok daha yaklaştırabilir. Ekoturizm ve agroturizm güzel bir başlangıç olabilir. Bunun için bazı kavramları bilmekte fayda var.

4 Yeşil alanlara bakın

Bölgenizdeki tüm parkları, yaylaları, ekoturizm güzergâhlarını, yürüyüş parkurlarını, eğlendinlen alanlarını, dağ geçitlerini, gölleri ve ormanları araştırın ve sırayla hepsini ziyaret etmeye çalışın. Muhtemelen daha önce hiç bilmediğiniz ve geri dönmek isteyeceğiniz yerleri keşfedeceksiniz.

5 Doğada seyahat için eğitim ve tecrübeler edinin

Doğada vakit geçirmenin en önemli zorluğu riskleri göze almaktır. Acil yardım ve yürüyüş tekniklerini öğrendiğiniz sürece riskleri göze almak kolaylaşacaktır.

6 Evinizde odalardan yada balkon en az birinin penceresi doğaya dönük olsun

Eğer taşınıyorsanız en azından odalardan birinin yeşil veya deniz gören bir oda olmasına özen gösterin. Eğer bu şekilde bir odanız olursa bu alanda gün içinde evdeyken bile doğayla bağınızı koruyabilirsiniz.

7 Öğünlerinizi yeşil alanlara saklayın

Bunu yaz ayları boyunca ben de mümkün olduğu kadar yapmaya çalışıyorum, bir kutunun içinde akşam yemeğini paketliyorum ve yakınlarımla bir parka, sahile veya yeşillik alana gidip yanımda yemek götürüyorum. doğada yemek bir başka olduğunu söyleyelim. Doğal üreticilerle bir hasat mevsiminde buluşmalıyız.

8 Türleri tanımlamayı öğrenin ve doğa kültürü edinin

Çiçeklerin, bitkilerin, ağaçların ve kuşların adlarını öğrenmeye dikkat edin ve bu sayede daha önce farketmemiş olabileceğiniz bir dünyayı tanımaya başlayın. Onları görmenin ve keyifli bir vakit geçirmek için türleri tanıyalım. Doğadaki kavramları ve terimleri öğrenmek bakış açınızı geliştirecektir.

Pek yakında Sakin Şehir Güdül Şifa Yolu Projesi kapsamında “Doğaya Seyahat Eğitimleri” başlayacaktır.



Korunan alanda ekoturizm

Sürekli bozulan iklim, turizm tutkunları için bir uyanış çağrısı yapmıştır. Bu olumsuzluklar karşısında doğa turizmi bir fırsat, bir lütuf olarak karşımıza çıkmaktadır. Ekoturizmin etkisi yerel halklar ,gezginler ve genel olarak ülkemiz için çok olumlu ve faydalıdır.

Turizm bir bütün olarak belirli yerlerin doğal güzelliğini olumsuz etkilemiştir. Bu, turizm standartlarına uyması için turistik destinasyonların ( turistler için cazip kabul edilecek farklı doğal çekicilikleri ve özellikleri barındıran yerler) ticarileştirilmesinin bir sonucudur.

Ekoturizm, çevreye duyarlı gezileri, yani hem destinasyonun doğal çevresine hem de yerel topluluğa saygı duyan gezileri teşvik etmek için belirli uygulamaları ve değerleri teşvik eder.

Ekoturizm , “çevreyi koruyan ve yerel halkın refahını artıran sorumlu seyahat” anlamına gelir. “Doğa turizmi” olarak da adlandırılan ekoturizmin amacı, turizmin çevre üzerinde yarattığı etkiyi en aza indirmektir. Buradaki fikir, seyahat yoluyla koruma, yerel halkları ve sürdürülebilir kalkınmayı birleştirmeye odaklanmaktır.

Milli parklarımız ve diğer korunan alanlarımız hayvanların ve bitkilerin hayatta kalabileceği ve gelişebileceği güvenli sığınaklar sağlayan hayati yaşam alanlarını içeren Türkiye biyoçeşitliliğin korunmasının temel taşını oluşturur.

Bununla birlikte Milli parklar aynı zamanda doğal mirasımız olan muhteşem manzaralar, olağanüstü yaban yaşamı ve görkemli ormanlar olmak üzere en iyilerini korur. Diğer korunan alanlarla birlikte, ekonomik ve sosyal refahımızın temelini oluştururlar, her yıl milyonlarca ziyaretçiyi çekerler.

Ekoturizm neden önemlidir?

Ekoturizm, katkısız, bozulmamış doğal ortamlara odaklanır, Kültürel ve çevresel farkındalık oluşturur, Ziyaretçiler ve yerel halk için olumlu deneyimi teşvik eder, Turizmin çevre üzerindeki etkisini en aza indirir, Yerel halk için istihdam ve finansal fırsatları artırır ve Kendi lehine finansal faydalar sağlayarak korumayı teşvik eder.

Doğaya dayalı turizm iş fırsatları yaratmakla kalmayıp aynı zamanda doğayı, yerel kültürü ve vahşi yaşamı koruyan ekoturizm destinasyonlarına dönüştürüyor. 

Eko-turist, sürdürülebilirlik ve çevre dostu nitelikler göz önünde bulundurularak inşa edilen konaklama yerlerini tercih eder. Eko-günlük turizminde, eko-tatillerden doğal ortamlara veya pansiyonlardan sürdürülebilir malzemelerle yapılmış otellere kadar çeşitli yerlerde konaklama imkanları ortaya koyar.

Ekoturizmin temel özellikleri nelerdir?

-Destinasyonun ekosistemini, florasını ve faunasını önemsemek ve korumak.
-Çevre eğitimini ve bilincini geliştirmek 
-Yerel halklara ve geleneklerine saygı duymak.
-Yerel işletmeleri desteklemek.
-Ekoturizmin bireysel ve toplu yaşam kalitesini artıran büyük avantajlar sunar.
-Organik ürünlerin tüketimini ve doğada yapılan aktiviteleri ve sporu teşvik ettiği için sağlığa fayda sağlar.
-Yerel halkın ve geleneklerinin refahını teşvik eden, bölgenin doğasına ve kültürüne özen gösteren ve yerel kaynakları koruyan etik değerleri öğretir. 

Yaşamın biçimlerini ve çevremizdeki doğayı anlamak, saygı duymak ve sevmek, sürdürülebilir bir yaşam tarzını mümkün kılmanın tek yoludur.Bu şekilde bir farkındanlık yaratılır ve bir bütün olarak toplum için avantajlar ortaya koyar.

Bu bağlamda doğayı korumak, evimizi, kaynaklarımızı ve gelecek nesillerin yaşam kalitesini korumak demektir. Birincil amaçları biyolojik çeşitliliğin korunması olmasına rağmen, Milli Parklarımız ülkemiz insanlarına paha biçilmez ekonomik, sosyal, kültürel ve sağlık yararları sağlayabilir.

Şifa Yolu Projesi kapsamında Güdül ile Sorgun Tabiatı Koruma Alanı arasında bir köprü vazifesi görecek olan Ekoturizm yolu önemli bir destinasyon olacaktır.



Ekşi maya ekmekler atölyesi

 “Ekmek aslanın ağzında” olsa bile var gücümüzle çabalar, “ekmeğimizi taştan çıkartırız”. Zor günlerimiz olur ise, “soğanı ekmeğimize katık edip yeriz”. Hep zor olacak değil ya, gün gelir, “ekmek elden, su gölden yaşarız”…

Anadolu, her bir köşesinde kendine has yapım ve pişirim teknikleriyle ekmek hazînesidir. Orta Asya’dan Küçük Asya’ya, Anadolu buğday bereketiyle büyüyen bir hazîne; emek, Anadolu insanının en değerlisidir. Allah’ın hikmeti, kulun nimetidir.

Bizde ekmek, yere düşünce alınır, öpülür, alına konulur. Ekmeğe hürmet edilir.

Ekşi maya yaptığımız ekmek, geleneksel birikimle probiyotik bir özellik taşır. Sağlıklıdır, doğaldır, el emeğidir.

Ekşi maya ile ekmeğin hepimizin ihtiyacı olduğunu unutmayalım.

🍞 DOĞAL YAŞAMDA EKŞİ MAYALI EKMEK ATÖLYESİ 🍞

8 Kasım 2022 Salı,

Saat: 13.30-16.00

Yer: Güdül- Tahtacıörencik Köyü.


🍞 Sıfırdan Ekşi Maya Yapımı 

🍞 Ekşi Mayanın Kullanımı 

🍞 Ekşi Mayanın Muhafazası 

🍞 Unların Genel Özellikleri 

🍞 5 Çeşit Ekmek Eğitimi


EĞİTİM İÇİN EKMEKLERİMİZ:

 - Tereyağlı Sütlü Tost Ekmeği,

 - Tam Buğday Unlu Tost Ekmeği,

 - Akdeniz Ekmeği,

 - Tohumlu Tam Buğday Ekmeği,

 - Geleneksel Köy Ekmeği.


🍀Ekmek Şefi & Eğitmeni Rabia Eda Acarca (@geleneksel_eksimaya)


Ücretsiz eğitime herkesi bekleriz. Proje @sgpturkiye

ve @undpturkiye tarafından destekleniyor ve 

tabiki @beslersifa tarafından yürütülüyor.


#ŞifaYolu #Güdül #Ankara #SGPTurkiye #BeslerŞifa

#BeslerŞifaAtölyesi

#YeşilOrmanOkulu

#ŞifaYolcuları

#aromaterapi #fitoterapi

#ekoturizm



Şirdan Mayalı Salamura Peynir Atölyesi

🧀 Geleneksel Şirdân Mayalı Salamura Peynir Atölyesi 🧀


9 Kasım 2022 Çarşamba,

Saat: 13.30-16.00

Yer: Güdül- Tahtacıörencik


🧀 Peynir Yapımında Mayalar

🧀 Şirden Mayası Nedir ve Nasıl Kullanılır?

🧀 Şirden Mayası Nasıl Hazırlanır?

🧀 Şirden Mayasının Faydaları

🧀 Şirden Mayalı Salamura Köy Peyniri Yapımı


Eğitimde şirdân mayasından şirdân mayası ile peynir yapımına ve faydalarına yönelik birçok bilgi sizlerle paylaşılacaktır.


🍀Eğitmeni Rabia Eda Acarca


@beslersifa nın yürüttüğü ve @undpturkiye ve @sgpturkiye tarafından desteklenen *Sakinşehir Güdül Şifa Yolu Projesi* kapsamında ücretsiz eğitime herkesi bekleriz.


#ŞifaYolu #Güdül #Ankara #SGPTurkiye #BeslerŞifa

#BeslerŞifaAtölyesi

#YeşilOrmanOkulu

#ŞifaYolcuları

#aromaterapi #fitoterapi

#ekoturizm



Şifa Yolu Projesi Koordinasyon Toplantısında Yapılanlar ve Yapılacaklar

Proje için yapılan koordinasyon toplantısında bugüne kadar yapılanlar ve bundan sonra yapılacaklar hakkında istişare yapıldı.

Proje Genel Çerçevesi

Ankara Güdül ilçesi Başkent’in ve İç Anadolu’nun ilk ve tek sakin şehir olmasıyla birlikte cazibe merkezi haline gelmiş ve doğal güzellikleri ile daha da ilgi çekici hale gelmiştir.

Küresel Çevre Fonu (GEF) Küçük Destek Programı (SGP) Türkiye tarafından desteklenen Sakin şehir Güdül Şifa Yolu Projesi Ankara Sincan- Besler Şifa Atölyesi tarafından yürütülmektedir.

 Proje Amaçları

Projeyle şifa yolundaki tıbbi ve aromatik yetiştiricilerin ve destinasyonların kapasitelerinin artırılmasını amaçlanmaktadır. Hem ekoturizm faaliyeti hem de sakin şehir uygulamasıyla doğanın korunması, kültürün devam ettirilmesi ve yerel birimler bazında sürdürülebilir orman yönetimi, biyoçeşitliliğin zenginleştirilmesi ve sürdürülebilir insani ve kırsal kalkınmanın sağlanması hedeflenmektedir.

Derneğimiz uhdesinde Sincan ilçesinde bulunan Besler Şifa Atölyesi tarafından oluşturulacak Aromaterapi ve Ekoturizm Çalışma Grupları sayesinde kapasite geliştirme faaliyetleri yürütülecektir.

Proje Ekibi

  1. Proje Koordinatörü- Cemile Çetin
  2. Eğitimler Koordinatörü- Mustafa Çetin
  3. Mali Yönetim ve Satın Alma Uzmanı- Mehmet Yağcı
  4. İzleme ve Değerlendirme Uzmanı- Şifa Besler
  5. Sosyal Medya ve İletişim Uzmanı- Mehmet Yağcı
  6. Çevre ve Kırsal Kalkınma Uzmanı- Süleyman Çetin

Proje İlk Dönemi Faaliyetleri

(Haziran 2022- Eylül 2022)

1- Proje Başlangıç Çalıştayı ve Raporu;

Güdül ilçe merkezi, Sorgun Tabiatı Koruma Alanı ile beraber Tahtacıörencik, Yeşilöz, Yelli, Karacaören, Kayı ve Kavaközü olmak üzere 6 köyde etnobotanik potansiyeli ve ekoturizm araştırması yapıldı.

Raporu web sayfamızdan inceleyebilirsiniz. Raporu: Rapor için tıklayınız

2. 2- Şifa Yolu  Seminerleri

1)       Genç Lokman Hekimlerin İhtiyaç Analizi,

2)       Doğal Yaşam Ve Helali Arama Stratejileri,

3)       Şifalı Ürünlerden Helal Ürünler Üretmek,

4)       Şifalı Bitkiler Nasıl Toplanmalı Ve Kurutulmalı,

5)       Doğada Acil İlk Yardım Teknikleri.

3.  3- Şifa Yolu Ziyaretleri

Aromaterapi Çalışma Grubunun Yaptığı Programlar;

1)       Proje Açılış Çalıştayı Arazi Gezisi, 

2)       Lavanta Hasadı Ve Güdül Ziyareti,

3)       Güdül Ziyareti ve TADYA Kahvaltı Festivali,

4)       Güdül Doğal Ürünler Pazarı Ziyareti,

5)       Şifalı Destinasyonlar Çalışması.

Proje sahası hakkında bilgi alındı, yöre insanı ile tanışıldı, yörenin şifalı bitkiler potansiyeli araştırıldı.

 

 

4.  4- Şifa Yolu Ziyaretleri

Ekoturizm Çalışma Grubunun Yaptığı Programlar;

1)       Ekoturizm Çalışma Grubu Toplantısı Ve Arazi Çalışmaları,

2)       Permakültür Eğitimi Ve İyi  Uygulama Ziyareti,

3)       Güdül'de Kahvaltı, Bağbozumu Ve Doğa Yürüyüşü.

Şifa Yolu rotası belirlendi, istişareler yapıldı ve yapılabilecekler konusunda araştırma yapıldı.

 

 

5- Görünürlük Çalışmaları (Dergi, Radyo, Festivaller, Makale, Web sayfası).

Proje İkinci Dönemi Faaliyetleri

(Ekim 2022- Aralık 2022)

1) 1- Doğal Yaşam Eğitimleri,

1)       Gıda Katkı Maddeleri Ve Etiket Okuma,

2)       Zehirsiz Ev,

3)       Doğal Yaşam Ve Sağlıklı Beslenme,

4)       Doğal Yaşam İçin Ekmek,

5)      Tıbbi Ve Aromatik Bitkilerle Doğal Yaşam.

2) 2- Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği ve Atölyeleri,

3) 3- Doğal Yaşam Becerileri Atölyeleri

1)       Doğal Yaşamda Ekmekler Atölyesi,

2)       Şifalı Şerbetler Atölyesi,

3)       Yerel Peynir Lezzetleri Atölyesi,

4)       Doğada Acil İlk Yardım Atölyesi,

5)       Ekoturizmde Hizmet Atölyesi.

4) 4- Ekoturizm Evi Açılışı,

5-5- Şifa Yolculuları Programları


Şifa Yolcuları Katılmak İster misiniz?

Ankara’da proje fırsatlarından faydalanmak ve proje faaliyetlerine etkin katılım için Şifa Yolcuları adlı whatsapp grubu ve sosyal medyası olan bir girişim kurulmuştur.

Neden Şifa Yolcuları?

1- Şifalı Yiyecekler ile kendi tariflerinizi yapmak ve kışlık hazırlıklar yapmak,

2- Şifa Yolu’nda keşifler, doğada yürüyüş yapmak ve tarihi-kültürel birikimi yerinde görmek,

3- Şifalı Duraklar'da yöresel lezzetler keşfetmek,

4- Yerelde Doğal Yaşam Üreticilerini desteklemek,

5- Atalık Tohum takas etmek,

6- Ücretsiz eğitimler ve fırsatlardan haberdar olmak,

7- Doğa kültürü ve sürdürülebilir ekoturizm kültürü ile görsel içerik elde etmek için Şifa Yolcuları'na katılmalısınız.

Şifa Yolcuları instagram; www.instagram.com/sifayolcular

Web sayfamızdaki başvuru formundan

Şifa Yolcuları’na katılarak

bu fırsatlardan faydalanabilirsiniz.

BAŞVURU FORMU


© www.beslersifa.com | Her hakkı sağlıklıdır.
Coded by @suleymancetinx | ile yapılmıştır.