Ad

Aromaterapi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aromaterapi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kışlık ve Doğa Dostu Cildinizi Besleyen Formüller

Havalar soğuyor ve iç mekanların havası gittikçe azalıyor bu kuru hava cildinizin matlaşmasına, kurumasına ve bazen de kaşıntıya sebep olabiliyor. Bu tür etkilere karşı vücudumuzun en önemli organı olan cildinizi korumak adına özel doğa dostu formüller vereceğiz.

  1. Ölü hücrelerin yenilenmesi için bir yemek kaşığı pancar suyuna 2 damla badem yağı ve 1 tatlı kaşığı bal ekleyip karıştırın karışımı yüzümüze sürelim. 15 dakika bekledikten sonra yüzümüzü temizleyelim.
  2.  Cildi beslemek ve parlaklığını kazandık kazandırmak için yarım havucun kabuklarını suyunu püre haline getirin. Bu karışıma bir tatlı kaşığı bal ekleyin oluşturduğunuz karışımı yüzünüze sürün 15 dakika sonra yüzünüzü temizleyebilirsiniz.
  3.  Aktif kömür sabunu ile vücudunuzu meydana gelen kaşıntı ve kızarıklıklar için bir duş alabilirsiniz.
  4.  Cildinizin parlaklığı için yarım portakal kabuğunu havanda dövün 1 tatlı kaşığı Hindistan cevizi yağı ile karıştırıp yüzünüze sürdükten 15 dakika sonra temizleyelim. Hem portakal kabuklarının değerlendirilmiş ve hem de cildinizin parlaklığını arttırmış olacaksınız.
  5.  Lavanta hidrosolü ya da gül hidrosolü ile vücudunuzu destekleyici çalışmalar yapılabilirsiniz.

Unutmayın kış vakti vücutta azalan sıvı yani su sebebiyle vücudumuz oldukça nem kaybetmektedir. Tıbbi ve aromatik yağlarla besleyin. En önemlisi bol bol su içmeyi unutmayın.

Vücudunuzun ihtiyaç duyduğu tüm aromatik yağlar Besler Şifa Atölyesi'nde mevcuttur.




Amasyalı Hekim Sabuncuoğlu Şerafeddin (1386-1470)

Fatih Sultan Mehmed Han'ın ünlü hekim ve cerrahıdır. Amasya'da 14 yıl Darüşşifa ve Bimarhane'de daha sonra yıllarca İstanbul'da çalışmıştır. 

- Akrabadin,

- Kitabül Cerrakihiyyeti Haniyye (Cerrahname),

- Mücerrebname diye oldukça ayrıntılı tıp eserleri vardır.


Sabuncuoğlu; notları, araştırmaları, yetiştirdiği talebeleri ve hizmet ettiği binlerce kişi bırakarak 84 yaşında vefat etmiştir.

Allah razı olsun.

Mücerreb-Name (1468)

Amasya'da 1468 yılında yazılmıştır. Kentteki hekim çevresinin arzusu üzerine Sabuncuoğlu tarafından 85 yaşında kaleme alınmıştır.

Eserde hayvanlar üzerinde veya bizzat kendinde denediği ilaçların hazırlanışı ve kullanılışı açıklanmaktadır. Çeşitli kütüphanelerde kopyaları vardır. Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumunca tıpkı basım ve çeviri yazılı açıklamalı olarak 2000 yılında bastırılmıştır. Eser 17 bölüm içerir.

1.Tiryaklar, 

2.Macunlar, 

3.Diareikler, 

4.Yakılar, 

5.Astrenjen İlaçlar, 

6.Fitil ve Ovuller, 

7.Şurup ve Gargaralar, 

8.Göz İlaçları, 

9. Tablet ve Pastiller, 

10. Cerahat Giderici İlaçlar,

11.Merhemler, 

12.Lavmanlar, 

13.Kusturucular, 

14.Burun Kanamasını Dindiren İlaçlar, 

15.Diğer Tabletler, 

16.Ağız-Boğaz -Diş, Dudak İlaçları, 

17 Enfiye ve Kutular

Okunabilecek yazı: Mücerrebname hakkında İnsan ve Hayat Dergisinden bir yazı...

Cerrahiyyetü'l-Haniyye (1465)

Amasya'da 1465 yılında yazılan Fatih Sultan Mehmed'e armağan edilen Sabuncuoğlu'nun bu eserinin cerrahi tarihinde önemli bir yeri vardır. Eserin, ikisi yazarın kendi kaleminden çıkmış üç kopyası vardır.

1. Paris Bibliotheque National Suppl. Turc No. 693 Nüshası. (Fatih Sultan Mehmed'e sunulmuştur. Müellif nüshasıdır.)

2. Fatih Millet Kütüphanesi Ali Emiri No.79 nüshası (Müellif hattıyladır.)

3. Istanbul Universitesi İstanbul Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Etik Anabilim Dalı Kütüphanesi No:35 Nüshası (Geç Döneme aittir, eksiktir.

Eser 10. Yüzyıl Islam Cerrahi Ebu'l-Kasım Zehravi'nin (ölm.1013) Tasrif eserinin 30. Cildinin tasnifini aynen almış ve yararlanmıştır. Cerrahiyyetü'l-Haniyye alet ve çizimleri cerrahi müdahale resimleri içerir. Üç kitaptan oluşur.

Bu kitaptaki bölümler:

L.Kitap 57 bölümdür. 54 tedavi resmi, 11 alet ve dağlama tedavi çizimi vardır.

II. Kitap 98 bölümdür 58 tedavi resmi 141 alet ve kesi ve çıkarma resmi vardır. III Kitap 36 bölümdür 24 tedavi resmi ve 11 alet resmi vardır.

Erin tipki asim ve viri yazı transkripsiyon) basımı Türk Tarih Kurumu'nca 1993 yılında yapılmıştır.














Aromaterapide stresi yenme ve sakinleşme

Burnunuzdan beyninize giden koku siniri, elbette size koku duyunuzu verir, ancak parasempatik sinir sistemini düzenlemede de rol oynar. Bu sinir, aynı zamanda beyninize limbik sistemi ve amigdalayı (duygularınızı, hafızanızı ve ruh halinizi belirleyen bölümler) etkileyen sinyaller gönderir.

Aromaterapinin temeli olan esansiyel yağlardaki bazı aktif bileşikler, koku alma sinirini sinyalleri kapatmak için tetikler, bu da beyinde vücudunuzun geri kalanına da uzanan sakinleştirici bir etki yaratır.

Lavanta esansiyel yağının özellikle ruh halini iyileştirdiği ve sinir sisteminizi sakinleştirmeye yardımcı olduğu bulunmuştur.

Stresle başa çıkmak için kullanabileceğiniz diğer esansiyel yağlardan bazıları şöyle:

  • Ylang ylang
  • Limon
  • Misk adaçayı
  • Bergamot
  • Papatya
  • Yasemin
  • Fesleğen
Besler Şifa Atölyesinde hem buhurdanlık ve hem uçucu yağlarla size destek olur.


Korunan alanda ekoturizm

Sürekli bozulan iklim, turizm tutkunları için bir uyanış çağrısı yapmıştır. Bu olumsuzluklar karşısında doğa turizmi bir fırsat, bir lütuf olarak karşımıza çıkmaktadır. Ekoturizmin etkisi yerel halklar ,gezginler ve genel olarak ülkemiz için çok olumlu ve faydalıdır.

Turizm bir bütün olarak belirli yerlerin doğal güzelliğini olumsuz etkilemiştir. Bu, turizm standartlarına uyması için turistik destinasyonların ( turistler için cazip kabul edilecek farklı doğal çekicilikleri ve özellikleri barındıran yerler) ticarileştirilmesinin bir sonucudur.

Ekoturizm, çevreye duyarlı gezileri, yani hem destinasyonun doğal çevresine hem de yerel topluluğa saygı duyan gezileri teşvik etmek için belirli uygulamaları ve değerleri teşvik eder.

Ekoturizm , “çevreyi koruyan ve yerel halkın refahını artıran sorumlu seyahat” anlamına gelir. “Doğa turizmi” olarak da adlandırılan ekoturizmin amacı, turizmin çevre üzerinde yarattığı etkiyi en aza indirmektir. Buradaki fikir, seyahat yoluyla koruma, yerel halkları ve sürdürülebilir kalkınmayı birleştirmeye odaklanmaktır.

Milli parklarımız ve diğer korunan alanlarımız hayvanların ve bitkilerin hayatta kalabileceği ve gelişebileceği güvenli sığınaklar sağlayan hayati yaşam alanlarını içeren Türkiye biyoçeşitliliğin korunmasının temel taşını oluşturur.

Bununla birlikte Milli parklar aynı zamanda doğal mirasımız olan muhteşem manzaralar, olağanüstü yaban yaşamı ve görkemli ormanlar olmak üzere en iyilerini korur. Diğer korunan alanlarla birlikte, ekonomik ve sosyal refahımızın temelini oluştururlar, her yıl milyonlarca ziyaretçiyi çekerler.

Ekoturizm neden önemlidir?

Ekoturizm, katkısız, bozulmamış doğal ortamlara odaklanır, Kültürel ve çevresel farkındalık oluşturur, Ziyaretçiler ve yerel halk için olumlu deneyimi teşvik eder, Turizmin çevre üzerindeki etkisini en aza indirir, Yerel halk için istihdam ve finansal fırsatları artırır ve Kendi lehine finansal faydalar sağlayarak korumayı teşvik eder.

Doğaya dayalı turizm iş fırsatları yaratmakla kalmayıp aynı zamanda doğayı, yerel kültürü ve vahşi yaşamı koruyan ekoturizm destinasyonlarına dönüştürüyor. 

Eko-turist, sürdürülebilirlik ve çevre dostu nitelikler göz önünde bulundurularak inşa edilen konaklama yerlerini tercih eder. Eko-günlük turizminde, eko-tatillerden doğal ortamlara veya pansiyonlardan sürdürülebilir malzemelerle yapılmış otellere kadar çeşitli yerlerde konaklama imkanları ortaya koyar.

Ekoturizmin temel özellikleri nelerdir?

-Destinasyonun ekosistemini, florasını ve faunasını önemsemek ve korumak.
-Çevre eğitimini ve bilincini geliştirmek 
-Yerel halklara ve geleneklerine saygı duymak.
-Yerel işletmeleri desteklemek.
-Ekoturizmin bireysel ve toplu yaşam kalitesini artıran büyük avantajlar sunar.
-Organik ürünlerin tüketimini ve doğada yapılan aktiviteleri ve sporu teşvik ettiği için sağlığa fayda sağlar.
-Yerel halkın ve geleneklerinin refahını teşvik eden, bölgenin doğasına ve kültürüne özen gösteren ve yerel kaynakları koruyan etik değerleri öğretir. 

Yaşamın biçimlerini ve çevremizdeki doğayı anlamak, saygı duymak ve sevmek, sürdürülebilir bir yaşam tarzını mümkün kılmanın tek yoludur.Bu şekilde bir farkındanlık yaratılır ve bir bütün olarak toplum için avantajlar ortaya koyar.

Bu bağlamda doğayı korumak, evimizi, kaynaklarımızı ve gelecek nesillerin yaşam kalitesini korumak demektir. Birincil amaçları biyolojik çeşitliliğin korunması olmasına rağmen, Milli Parklarımız ülkemiz insanlarına paha biçilmez ekonomik, sosyal, kültürel ve sağlık yararları sağlayabilir.

Şifa Yolu Projesi kapsamında Güdül ile Sorgun Tabiatı Koruma Alanı arasında bir köprü vazifesi görecek olan Ekoturizm yolu önemli bir destinasyon olacaktır.



Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Eğitimi Başladı

 Tıbbi ve aromatik bitkiler yetiştiriciliği eğitimi ilk gün tamamlandı.

Derslerin açılış konuşmasını yapan Proje Koordinatör Y. Mustafa ÇETİN; "Yaptığımız alan taramasından sonra köylerde yetiştiriciliğe yönelik güzel bir içerik oluşturduk. Hem teorik ve hem pratik bilgiler içerecek. Daha sonra uygulamalarda yapacağız." dedi. Ev sahibi köylülere teşekkür ederek proje hakkında kısa bilgi verdi.

TAB Yetiştiriciliği Eğitimleri Dr. Öğ. Üy. Gülay Çoksarı tarafından yapılmıştır.

İlk derste...

Tıbbi ve aromatik bitkilerin yetiştirmeye yönelik genel bilgiler;

- fide& tohum, 

- ekim& dikim,

- toprak& arazi, 

- sulama& gübreleme ve 

- toplama& kurutma konularını işledik.

İkinci derste...

Yetiştiricilikte dikkat edilmesi gerekenleri tecrübeler ve köyün taleplerine göre konuştuk. Köyde yetişebilecek tıbbi ve aromatik bitkiler listesi üzerine istişare ettik. Tıbbi ve aromatik bitkileri ve tohumlarını tanımaya yönelik atölye çalışması yaptık. Tohumları üzerine istişareler yaptık.

Üçüncü derste...

Nane (Mentha) ve Ekinezya (Echinecea) bitkilerini işledik. Bu bitkilerin ayrı ayrı 

- Familyası, türleri ve melezleri,

- Bitkisel özellikleri,

- Ticari olarak kullanım alanları,

- Uçucu yağ bilgileri ve bileşenleri,

- Ekolojik istekleri,

- Sulama gübreleme bakım,

- Hasat ve kurutma konularını işledik.


Derslerimizin 2. gününde görüşmek üzere...


Uyarı: Tohum ekmek veya fidan dikmek için ikinci en iyi gün bugündür.


#ŞifaYolu #Güdül #Ankara #SGPTurkiye #BeslerŞifa

#BeslerŞifaAtölyesi

#YeşilOrmanOkulu

#ŞifaYolcuları

#aromaterapi #fitoterapi

#ekoturizm











BeslerŞifa Atölyesi Yeni Logosu ve Anlamı

 #GençLokmanHekimler'in #ŞifaYolu devam ediyor.

Besler Şifa markamızın yeni logosu ve vizyonuyla karşınızdayız. Yeni logomuzdaki B harfi üstündeki birleşim yerinin tüm hizmetlerimizde üstün #kamu yararı olduğunu ve Ş harfindeki beyaz zemin şifalı bir yolda olduğumuzu ifade ediyor. Besmele ve Hazreti Allah'ın Şafi sıfatına atıf yapılıyor. Yaprak faydalanılan aromatik bitkilerin usulüne uygun olarak kıymetlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Nane yeşili ürünlerimizin tamamen doğal olduğunu ifade ediyor.

İlk açıldığımız 2018'de 3- 5 ürün ile hizmet ederken şimdi en az 40- 50 çeşit ürünümüzle atölyemizde hizmetinizdeyiz.

Tıbbi ve aromatik yağlar, merhemler, sabunlar, kremler, macunlar, güzellik& bakım ürünleri ve çeşitli uygulamalarla atölyemizde sizi de ağırlamak isteriz. Anlaşmalı kargoyla size her türlü ürünümüzü gönderiyoruz.

Besler Şifa Akademi ve Bilgi Merkezi ile aromaterapi için onlarca kitap ve bilgi materyaliyle hizmetinizdeyiz.

Bildiğiniz gibi #GençLokmanHekimler projesiyle #ücretsiz olarak 41 eğitim ve seminer yapmıştık. Yüzlerce kişiye hizmet etmiştik. Sertifikalı tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği ve kıymetlendirilmesi eğitimi yapmıştık.

 Bu yıl da Besler Şifa yeni projesiyle yüzlerce kişiye #DoğalYaşam eğitimleri ve atölyeleri düzenliyor. Eğitimlerimizin bazılarını #çevrimiçi sertifikalı ve bazılarını 15 kişilik salonumuzda sertifikalı #atölye formatında yapıyoruz.

Herkesi çevrimiçi eğitimlerimize veya
yüz yüze atölyemize bekleriz.

#ŞifaYolu #Güdül #Ankara #SGPTurkiye #BeslerŞifa

#BeslerŞifaAtölyesi

#YeşilOrmanOkulu

#ŞifaYolcuları

#aromaterapi #fitoterapi

#ekoturizm



Doğal Yaşam Eğitimleri Başlıyor

Şifa Yolcuları olarak "Gıda Katkı Maddeleri ve Etiket Okuma" dersi ile Doğal Yaşam Eğitimleri'ne başlıyoruz.

Eğitimimiz Diyetisyen Mihriban Erdem (@birnefes.sihhat) ile çevrimiçi olacaktır. Doğal Yaşam Eğitimleri 5 farklı eğitimden oluşacak ve Kasım ayında tamamlanacaktır.

Bu eğitimler @sgpturkiye tarafından desteklenen ve @beslersifa Atölyesi tarafından yürütülen Sakin Şehir Güdül Şifa Yolu Projesi kapsamında #ücretsiz yapılmaktadır.

Bu ileti yorumlarına en az 2 kişiyi ekledikten veya hikâyenizde paylaştıktan sonra mesaj bölümünden katılmak istediğinize dair mesaj attıktan sonra katılım bilgisi iletilecektir. Eğitimler çevrimiçi olarak Zoom'dan yapılacaktır.



#ŞifaYolu #Güdül #Ankara #SGPTurkiye #BeslerŞifa

#BeslerŞifaAtölyesi

#YeşilOrmanOkulu

#ŞifaYolcuları

#aromaterapi #fitoterapi

#ekoturizm

Güdül'de Kahvaltı, Bağbozumu ve Doğa Yürüyüşü

Şifa Yolcusu olarak bugün proje alanında güzel bir yürüyüş yaptık. Programa 42 kişi katılırken yürüyüşe 25 kadar katılımcı dahil oldu. Yürüyüş anında gözlem notlarımızı buradan aktarıyoruz.

Yürüyüş yürüyüşümüze Tahtacıörencik köyünde Durmuşların çiftliğinde kahvaltı yaptıktan sonra üzüm bağında bağbozumuna katıldık. Köyün bağlarında birçok üzüm çeşidi bulunduğunu belirttiler. Bunlar; Tokat, Büzgülü, Kadın Parmağı, Gelin Üzümü (Koca Asması), Kendi Biten, Bozbağ, Festiken, Yumrukara, Kurbağa Gözü gibi...

Asıl program Süvari çayı kenarında bulunan Eko kamp alanına vasıl olmak ile başladı. Süvari çayı köprüsünde bir aile fotoğrafı çekilmek Şifa Yolu programının şiarından olduğunu söyleyebiliriz.

Yaz mevsimi bitmek üzereyken Süvari çayı hala gürül gürül akıyor. Kamp Alanı oldukça kalabalık görünüyor. Civardaki tarımsal üreticiler tarlalarını sunuyor ya da sebze meyve topluyorlar.

Şifa yolunun bu güzergahını yürümek için takım liderimiz düdüğünü çaldı ve ileri atıldı. O sırada o orada geçen Çoban Mahmut bize eşlik edebileceğini ve her gün şu kavağın altında çay içtiğini, buraları iyi bildiğini söyledi.

Takım liderimiz biraz mesafe aldıktan sonra yürüyüş kurallarını açıkladı. Grubu takip, geriye dönmek, çeşmelerin mesafesi, yürüyüş kurallarına riayet edilmesi gerekliliği gibi...

Şifa Yolunda Yürüyüş

Ekokamp alanından Süvari çayı boyunca Doğançalı köyü ve Dereli köyü arasında bulunan peri bacalarını ziyaret edeceğiz.

Dutaağacı, İncir altı, Pamukyeri mevkilerinden geçtik. Kalıntı çeltik tarlalarını gördük. Çoban Mahmut Keskin'in tarihi anılarını dinledik. Bu çay boyunca onlarca bitkiyi inceledik. Bazen bir meşe, bazen ceviz, bazen söğüt ve bazen kavaklar gölgemiz oldu.

Mentyeri (baraj yeri)'nden vadinin derin manzarasını seyrettik ve yabani incirden tatdık. Meyvenin yabanisi şifadır.

Kayalıkların dibinde istirahat ettik. Mahmut Keskin, buralarda onlarca insanın çalıştığını anlattı. Zamanında beygirlerle katır katır ayva, sepet sepet üzüm,  yük yük ceviz alındığını anlattı.

Oluklubent de karşılaştığımız  çoban kızgın köpeğini tuttu. Süvari nehri boyunca oldukça güzel bir yürüyüş yaptık. İlerde yolun altında Soğuk Pınar'a vasıl olunca çok sevindik. Gözlerimizde bir canlılık, damaklarımızda serinlik oluştu. Suyun kitabesini okuyunca "Su Şifadır" dedik.

Peri bacalarını oluşumlarını inceledik. Tepenin arkasında daha zor bir alanda böylesine ilginç oluşumların daha da arttığını iletti.

Sonuç Olarak

Şifa Yolcularına iyiki katılmışız. Tadya'nın kahvaltısı sonrasında yürüyüş çok yerinde oldu. Eko kamp alanındaki serinlik gün boyu bizimleydi. Bu bakir doğada çok güzel anılar ve hissiyat ukdemizde kaldı. Yürüyüşün reyhan şerbetiyle hitam olması oldukça yerinde oldu. Yürüyüş liderimiz Gezginler Grubundan Ali Şen'e ve koordinatörlerimizden Mustafa Çetin'e teşekkürler.

Şifa Yolcuları Başvuru Formu; Tıklayınız





















































© www.beslersifa.com | Her hakkı sağlıklıdır.
Coded by @suleymancetinx | ile yapılmıştır.